Ana Sayfa
Ana Sayfa > Sektör Hakkında > Su Sektörünün Ana Sorunları

SU SEKTÖRÜNÜN ANA SORUNLARI

Su Sektörü Hakkindaki Yanlis Önyargilar ve Bakis Açilari

Su sektörü maalesef gerek toplum ve gerekse kamu otoritesi tarafindan çok kolay yoldan ve büyük paralarin kazanildigi bir sektörmüs gibi algilanmaktadir. Bu algilamanin nedenlerini arastirdiginizda su hususlar öne çikmaktadir:

a) Saglikli ve ambalajlanmis suyun çesmelerden akan sudan farkliliginin bazi kesimlerce tam bilinmemesi veya yaratilan katma degerin ve yatirimlarin boyutunun hesaba katilmamasi.

b) Eskiden sokak çesmelerinden bedava temin edilen ve sonuçta toplum bilinçaltina "Allah'in suyu" olarak yerlesen "su"yun ticari olarak satiliyor olmasinin yarattigi psiko-sosyal kizginlik.

c) Pet sularin yayginlasmasi ile tüketicinin paketlenmis su ile hemen her noktada karsilasiyor olmasi ve bu sektörü gözünde oldugundan çok daha büyük ve karli görmesi.

d) Bazi gayri-ciddi firmalarin sektör hakkinda toplumda ve medyada yarattigi kötü imaj.

Gerçek durum ise bu algilamanin çok uzagindadir. Ticari kazanç olarak baktigimizda örnegin Türkiye'de su isinden çok zengin olmus ne bir sahis vardir ne de sirket. Sektörde bulunan 200 civarinda firma arasinda ticari anlamda tatmin olan firmalarin sayisi 20 adedi kesinlikle geçmez, yani bu sektörden makul ölçüde para kazanmayi basarabilen firmalarin toplamdaki orani en fazla %10'dur. Halihazirda çok sayida satilik ya da devretmeye hazir firmanin varligi bu "kolay is" algilamasinin tuzagina çok sayida yatirimcinin da düstügünü bize göstermektedir.

Diger taraftan, bazi kamu yöneticileri ambalajli suyu adeta bir rakip gibi algilamaktadir. Medya vasitasiyla kamuoyuna verdikleri mesajlarda bazen "ambalajli suya bosuna para ödemeyin, çesme suyu en sagliklisi" tarzindaki yaklasimlarindan meseleyi adeta mesleki bir gurur meselesi haline getirdikleri anlasilmaktadir. Gerçekler ise bu söylemden uzaktadir. (Bakiniz: Çesme Suyu ve Ambalajli Su Niçin Birbirlerine Alternatif Olamazlar?)

Türkiye'de artik ambalajli su tüketimi çok uzun zamandan beri bir lüks olmaktan çikmistir. Sebeke sularina olan güvensizlikten dolayi, vatandaslarimiz, gelir durumu ne olursa olsun, ister lüks villada ister gecekonduda yasiyor olsunlar, Saglikli ve Temiz Içme Suyu Ihtiyaci'ni karsilayabilmek için ambalajli sulari yogun biçimde tüketmektedir. Ancak, kamuda maalesef bu sektörün gerçekte bir vatandasimizin vücudunun üçte ikisinden sorumlu oldugu gerçegini (çünkü insan vücudunun 2/3'ü sudan olusmaktadir) düsünen çok azdir. Kamu otoritesi tarafindan su sektörünün genel toplum sagligi üzerinde belki de ilaç sektöründen bile daha etkili ve önemli oldugunun artik anlasilmasi gerekmektedir.

Su sektörü, özellikle sebeke su altyapisinin genelde sagliksiz oldugu ve deprem, sel gibi dogal afetlerin sik sik yasandigi ülkemizde büyük salgin hastaliklarin ortaya çikmamasinda temel bir rol oynamaktadir. Ancak, yine de ambalajli su tüketim aliskanligi nispeten zayif olan bölgelerde son zamanlarda sik sik ishal salginlari yasanmaktadir. Özellikle en son Malatya'da yasanan ve 10.000'i askin vatandasimizin etkilendigi ishal salgininin sorumlusu olarak sagliksiz sebeke suyu ve altyapisi karsimiza çikmistir.

Başa Dön

Su Kiralamalarinda Yasanan Sorunlar ve Güvensiz Yatirim Ortami

Su kiraya verme yetkisinin, Milli Emlak'tan Il Özel Idareleri'ne geçmesi pratikte eskiden beri süregelen sorunlarin çözümüne önemli bir katki yapmamistir. Halihazirda da asagida bahsi geçen sorunlar devam etmektedir :

a) Ambalajli Su Sanayicileri'nin Özel Idare'ye ödedikleri litre/saniye bazindaki yillik kiralarda dogru, mantikli ve adaletli bir düzenleme getirilememistir. Firmalar arasinda litre/saniye bazindaki yillik su kira bedellerinde asiri farkliliklar olusmustur. Ortaya çikan tablo; güvensiz bir yatirim ortami nedeniyle yapilamayan yatirimlar, yillarca süren idari davalar, icra takiplerine maruz kalan isletmeler, firmalar arasinda büyük adaletsizlikler, haksiz rekabet ortami, kirasi ödenemedigi için bosa akan su kaynaklaridir.

b) Kamu idaresi, Ambalajli Su Sektörü'nün toplum sagligina olan büyük katkisini göz ardi etmekte ve sadece parasal kaynak yönüyle ilgilenmektedir. Örnegin; Yeni hazirlanan "Il Özel Idareleri ve Belediye Gelirleri Kanunu Tasarisi Taslagi"nda yer alan "Kaynak Suyu ve Islenmis Su Vergisi" halkimizin sagligi için en temel sart olan Saglikli ve Temiz Içme Suyu Ihtiyacina agir bir yük getirmektedir. Ölçüsüz ve adaletsiz vergi tarifesi ise, ambalajli su sektörünü derinden yaralayacak niteliktedir. Bu haliyle kanunlasirsa, haksiz rekabet ortaminda kalacak pek çok su firmasinin kapanmasina ve binlerce kisinin issiz kalmasina yol açacaktir.

Başa Dön

Yer Alti Sularinin Degerlendirilmesinde Yapilan Yanlisliklar

Yer alti sulari ile ilgili kanunlarimiz sosyo-ekonomik faydalar gözetilerek kamu ve toplum yararina yeniden düzenlenmeli ve eski kanunlardaki kavram karmasalarina son verilmelidir. Türkiye'de kullanilan yer alti sulari, yukarida da bahsi geçen, halen 45 sene öncesinde çikartilan, 16.12.1960 tarihli ve 167 sayili Yeralti Sulari Hakkinda Kanun'un 4.maddesinin 3. fikrasinda yer alan, "Kuyu açan kimse, bulunan suyun ancak kendi faydali ihtiyaçlarina yetecek miktarini kullanmaya yetkilidir" ibaresinde yer alan, "faydali ihtiyaç" gibi muglak bir kavramla yönetilmektedir.

Bu fikraya yukarida da bahsi geçen 03.07.2003 tarih, 4916 sayili kanunun 22. maddesi ile ilave edilen "Bu miktari asan sular ile sulama, kullanma ve islenerek veya dogal haliyle içme suyu olarak satilmak üzere çikarilan yeralti sulari, Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altinda bulunan yerlerdeki kaynak sulari, 2886 sayili Kanun hükümlerine uyularak il özel idarelerince kiraya verilir" ibaresiyle yeni bir düzenleme getirilmeye çalisilmis, ancak kavram karmasasi daha da büyümüstür. Çünkü neyin "faydali ihtiyaç" neyin "faydali ihtiyaç miktarini astigi" konusu çok tartismali bir konu haline gelmistir.

Örnegin, bugünkü uygulamada bir mesrubat firmasinin sondajla çikardigi su eger mesrubat üretiminde dolduruluyorsa "faydali ihtiyaç" kabul edilmekte; eger ilgili su, su üretiminde dolduruluyorsa "faydali ihtiyaci asan" kabul edildigi için Özel Idare tarafindan kira tahakkuku yapilmaktadir. Ister mesrubat olsun (%99'u zaten sudur) ister ambalajlanmis su olsun bu farkli uygulamalarin hiçbir mantigi yoktur. Veya her ikisi de yer alti suyu kullanan bir tekstil boyahane firmasinin bir yer alti suyu dolum firmasindan tamamen çok farkli uygulamalara tabi tutulmasinin dahi bir mantigi yoktur. Sonuçta, her iki isletme de kar amaci güden ve su kullanmak zorunda olan isletmelerdir. Üstelik, bu ikisinden yer alti suyu dolum isletmesi toplum sagligi açisindan katki sagladigi halde sirtina büyük yükler konmakta iken, diger tekstil boyahane isletmesi DSI'den aldiklari kuyu izinleriyle (veya kaçak olarak) özgürce, istedigi miktarda suyu (kullanim miktarlari ile ilgili denetimler uygulamada hemen hiç yoktur) bedava kullanmakta ve en kötüsü bu firmalarin bir kismi, kullandigi suyu kimyasal atiklariyla birlikte dogaya birakmaktadir.

Diger taraftan 22.11.2001 tarih ve 4721 sayili Türk Medeni Kanunu'nun asagida yer alan 756.maddesi "Kaynak ve Yeralti Sularinin Mülkiyet ve Irtifak Hakki" hususuna açiklik getirmektedir. Özellikle ilgili maddenin 3.fikrasina göre "Yeralti sulari, kamu yararina ait sulardandir. Arza malik olmak, onun altindaki yeralti sularina da malik olmak sonucunu dogurmaz." denilmektedir. Ancak, pratikte yer alti sularinin kamu yararina ait oldugu hususu Ambalajli Su Sanayicileri'nin ilgili yer alti suyunu ambalajlayip satmasi söz konusu oldugu zaman Özel Idare tarafindan isletilmektedir. Yer alti sularini, ortalama bir su dolum isletmesiyle kiyaslandiginda 3 - 5 kati daha fazla kullanan ve hatta kullandiklari suyu kirletip dogaya birakan pek çok sanayi isletmesinin (tekstil, gida vbg.) özgürce ve bedava kullandigi sularin "faydali ihtiyaç" kapsaminda degerlendirilmesi sosyal ve ekonomik esitlik kavramina ve kamu yararina tamamen aykiri bir durumdur. Özetle, her isletme kullandigi yer alti suyun bedelini kullandigi miktar kadar devletimize mutlaka ödemelidir.

MADDE 756 - Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçasi olup, bunlarin mülkiyeti ancak kaynadiklari arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanilabilir.

Baskasinin arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakki olarak tapu kütügüne tescil ile kurulur.

Yeralti sulari, kamu yararina ait sulardandir. Arza malik olmak, onun altindaki yeralti sularina da malik olmak sonucunu dogurmaz.

Arazi maliklerinin yeralti sularindan yararlanma biçimi ve ölçüsüne iliskin özel kanun hükümleri saklidir.

Başa Dön

Dogal Kaynak Sularinin Degerlendirilmesinde Yapilan Yanlisliklar

Diger taraftan, tarimsal nüfusun özellikle tarla sulama pratiklerinde çok degerli temiz su kaynaklarinin degerlenmesi anlaminda büyük israflar söz konusudur. Çogu kez karsilasilan yöntem, bir boru dahi kullanilmadan toprak kazilarak kanal olusturulmasi ve bu kanaldan tarlalara su salinmasi yöntemidir. Bu yöntemde suyun çogu toprakta kayboldugu için tarlaya ulasan su miktari çok azalmaktadir. Diger taraftan, tarlalarda su tüketimlerinde yaklasik 7 kati tasarruf saglayan ve ürün verimliliginde de büyük artis saglayan damlatma sistemi genelde hiç kullanilmamaktadir. Ayrica, bu degerli sular bir depo veya gölette stoklanmadigi için sulamanin yapilmadigi zamanlarda sürekli bosa yani derelere akmaktadir.

Köylerdeki evsel kullanimlarda da büyük israflar söz konusudur. Çogu kez köyün içme suyu deposuna gelen kaynak suyu bedava oldugu için köylü vatandasimiz suyunu sürekli açik birakmaktadir.

Suyun çok bol oldugu, ihtiyacin ise az oldugu bazi bakir bölgelerimizde bu israfin hiçbir önemi olmayabilir, ancak temiz su kaynaklarinin en iyi sekilde degerlendirilmesi gereken büyük sehirlerimizde ihtiyaçlarin da arttigi düsünülerek bu israflarin asgariye indirilmesi gerekir.

Bu temiz degerli su kaynaklari aslinda ekonomik anlamda en iyi ambalajli su üretimi yapan firmalar tarafindan degerlendirilebilmektedir. Bugün Özel Idareler 1 litre kaynak suyunun yillik kira bedelini ortalama 50.000 YTL civarinda belirlemektedir.

Başa Dön