Ana Sayfa
Ana Sayfa > Sektör Hakkında > AB Direktiflerine Uygun Yeni Yönetmeliklerin Yaratacağı Etkiler

AB DIREKTIFLERINE UYGUN YENI YÖNETMELIKLERIN
YARATACAGI ETKILER

Bilindigi üzere, önceki yönetmelik, Saglik Bakanligi tarafindan 18.10.1997 tarihli ve 23144 sayili Resmi Gazete'de yayinlanan "Dogal Kaynak, Maden ve Içme Sulari ile Tibbi Sularin Istihsali, Ambalajlanmasi ve Satisi Hakkinda Yönetmelik" ile bu yönetmelikte (yönetmelik ismi dahil) degisiklik yapan 25 Temmuz 2001 tarih ve 24473 sayili Resmi Gazete'de yayimlanarak yürürlüge giren "Içilebilir Nitelikteki Sularin Istihsali, Ambalajlanmasi Satisi ve Denetlenmesi Hakkinda Yönetmelik" idi.

Daha sonra, Saglik Bakanligi'nin AB direktiflerine uyum çerçevesinde 1.12.2004 tarihinde resmi gazetede yayinlanan "Dogal Mineralli Sular Hakkinda Yönetmelik" ve yine resmi gazetede 17.02.2005 tarihinde yayinlanan "Insani Tüketim Amaçli Sular Hakkinda Yönetmelik", geçis süreleri tamamlandiginda ve tam olarak uygulamaya geçildiginde, su sektöründe önemli bir degisim yasanacaktir.

Bu yönetmelikleri, AB'nin mevcut direktifleri ile karsilastirarak bir degerlendirme yapmamiz durumunda bakanligin bu yönetmeliklerin hazirlanmasinda tamamen AB direktiflerini temel baz olarak aldigini söyleyebiliriz.

"Dogal Mineralli Sular" yönetmeligimiz AB'nin 15.07.1980 tarihli, 80/777 nolu ve"Dogal Mineralli Sularin tüketimi ve pazarlanmasi ile ilgili olarak üye ülkelerin yasalarini yakinlastirmaya dair konsey direktifi" seklinde tercüme edebilecegimiz direktifini esas almaktadir.

Diger taraftan 'Insani Tüketim Amaçli Sular' yönetmeligimiz ise AB'nin 3.11.1998 tarihli, 98/83 nolu ve "Insan tüketimi için düsünülen sularin kalitesi üzerine konsey direktifi" seklinde tercüme edebilecegimiz direktifini esas almaktadir.

Yeni çikan söz konusu yönetmelikler gerek su sektörü ve gerekse biz su üreticileri için büyük çapli bir dönüsüm anlamini tasimaktadir. Bazi firmalar için bu dönüsüm bir tehdit olarak algilanabilecekken bazi firmalar için ise yeni firsatlar ortaya çikacaktir. Ilgili yönetmelikler hayata geçtiginde sektörde su degisikliklerin olmasi beklenebilir:

a) Öncelikle, "Dogal Mineralli Sular" adiyla kendi basina bir yönetmelik ve tanim getirilmektedir. Dogal mineralli sularin belirli parametre zorunluklarinin yaninda, evsafinin degismemesi ve degistirilmemesi (bazi istisnalar disinda) temel özellik olarak kabul edilmektedir. Bu gelismenin sektörümüze olasi etkisini degerlendirdigimizde, bu kategoride yer alarak kendini farklilastirabilen firmalar için bir firsatin varligindan söz edebiliriz. Diger taraftan, sulari bu kategoride yer alabilen ve bu kategoride yer almak isteyen firmalar; ozon, membran filtre dahil her nevi dezenfeksiyon amaçli yöntemleri kullanamayacak ve suyu ilk çiktigi tamamen dogal haliyle dolum yapmak zorunda kalacaklardir. Bu da sonuçta, bu firmalar için çok üst seviyede bir hijyen standardi ve yüksek maliyet anlamini tasiyacaktir.

b) Dogal mineralli sular haricindeki diger sular "Insani Tüketim Amaçli Sular' yönetmeliginde tanimlanmaktadir. "Kaynak Suyu" ve "Içme Suyu" ilgili bu 2.yönetmelikte tanimlanmistir. Bazi firmalar sularinin özelligi itibariyle "Kaynak Suyu" kategorisinde yer alabilecektir; bazi firmalar ise sularini ozonlama, ters ozmoz vbg. islemlerden geçirmek istiyorlarsa "Içme Suyu" kategorisinde yer alabileceklerdir.

c) Artik yeni yönetmeliklerle, sularin kendiliginden yeryüzüne çikmasi ya da sondaj yöntemi ile çikartilmasi sulari ayristiran ve sonuçta farkli tanimlara yerlestiren bir özellik olmayacaktir. Sulari farklilastiran temel özellikler, suyun bakteriyolojik, kimyasal vbg. parametrik özellikleri, evsafinin degisip degismedigi ya da degistirilip degistirilmedigi hususlarina odaklanmistir. Bu durumda, örnegin sondaj yöntemi ile su çikaran firmalar eger diger kriterleri de saglarlarsa "Dogal Mineralli Sular" kategorisinde dahi yer alabilecektir.

d) Diger taraftan, eski yönetmelige göre bir suyun "Dogal Maden Suyu" taniminda yer alabilmesi için bir miktar da olsa dogal olarak karbondioksit gazi ihtiva ediyor olmasi gerekmektedir. Çogu kez, bu kategoride yer alan firmalar yönetmelik de izin verdiginden disaridan satin aldiklari karbondioksit gazini da ilave ederek bu kategori içinde üretim yapmaktadirlar. Artik yeni yönetmeliklerde "Dogal Maden Suyu" diye bir tanim yoktur. Sularin dogal gazli olup olmamasi "Dogal Mineralli Sular" yönetmeligi içinde tali bir özellik olarak yer almaktadir. Eger, dogal mineralli bir su dogal olarak karbondioksit gazli ise ve bu suya sonradan gaz ilave edilmemis ise "dogal karbondioksitli dogal mineralli su" denilecektir. Eger dogal mineralli bir su, dogal olarak gazli degil veya dogal gaz miktari yetersiz oldugundan disaridan satin alinarak karbondioksit gazi ilave edilirse "karbondioksit ile zenginlestirilmis dogal mineralli su" denilecektir. Ilgili yönetmelikler hayata geçtiginde, dogal mineralli su kategorisinde yer alabilenmevcut maden suyu firmalari eger sularina disaridan satin aldiklari karbondioksit gazi ilave ederlerse yine dogal mineralli su kategorisinde yer alan ve çikardigi su dogal karbondioksit gazi içermedigi için içine karbondioksit gazi ilavesi yapan baska bir firmayla tamamen ayni ana kategoride (dogal mineralli su) ve alt kategoride (karbondioksit ile zenginlestirilmis dogal mineralli su) bulusmus olacaklardir.

e) Mevcut "Islenmis Içme Sulari" suyun evsafi degistirildigi için sadece "Içme Suyu" tanimi içinde yer bulacaktir.

f) Mevcut "Dogal Kaynak Suyu" veya "Içme Suyu" üreticisi firmalar da gerekli kriterlere uygunluk durumlarina göre "Dogal Mineralli Sular" içinde yer alabilecegi gibi "Kaynak Suyu" veya "Içme Suyu" kategorisinde de yer alabilecektir.

Başa Dön